faydali-bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mutfakla çok haşır neşir olanların bildiği ama henüz yeni girenlerin tatlı yaparken işine yarayacak püf noktalarını sıralıyoruz. Yemek tarifi kadar yaparken dikkat edilecek ayrıntılar da çok önemlidir. Bu püf noktalarına dikkat edilmediğinde hem malzeme ziyan olur hem de çekilen emek. Bir de yapamamanın verdiği burukluk. Ama artık buna bir son veriyoruz. Mutfakta bir şef gibi tatlı yapabileceksiniz artık. Kekten kurabiyeye, browniden pandispanyaya dikkat etmeniz gereken tüm ayrıntılar bu yazıda…

Puf Gibi Kabaran Kekler

  • Puf gibi kabaran kekler için yumurta sarısı ve beyazını ayrı ayrı çırpın. Yumurtaların beyazı ve sarısı tek tek, ayrı kaplara kırın. Kekin mükemmel bir şekilde kabarmasını istiyorsanız akın içine sarı, sarının içine beyaz karışmamalı. Yumurta beyazlarını kıvam alıp katılaşana kadar çırparken diğer malzemeler yumurta sarılarına eklendikten sonra her ikisi bir tahta kaşık ya da spatula kullanarak harmanlanmalı. Mikseri bu aşamada kullanmayın.
  • Malzemeleri ekledikten sonra ne kadar uzun süre çırparsanız kek yüzeyinin o kadar düz olmasını sağlarsınız. Tarifte çırpma süresi veriliyorsa siz ona ekstra üç dakika daha katın. Hiç ara vermeden, çok çok hızlı bir şekilde karıştırın. Sonuç olarak elde ettiğiniz kekin daha düz bir yüzeye sahip olduğunu fark edeceksiniz.
  • Kek yaparken hava baloncuklarını önlemek için fırına koymadan önce kalıbı tezgaha birkaç kez vurun. Böylelikle kek karışımı içinde kalan hava dışarı çıkacak ve kek üzerinde kalan hava baloncuklarından da kurtulmuş olacaksınız.
  • Kek hamuruna çikolata ya da meyve eklemeden önce parçacıklarının tamamen unla kaplandığından emin olun. Böylelikle bu parçalar dibe çökmez ve tat da daha eşit şekilde dağılmış olur.
  • Unu eledikten sonra tarife ekleyin. İster kek olsun ister turta elenmiş unla yaptığınız tatlının tadının çok daha farklı olduğunu yerken daha iyi göreceksiniz.
  • Kekin pişip pişmediğini öğrenmek için kürdan kullanın. Eğer keke batırdığınız kürdana kek parçaları yapışıyorsa hazır değil demektir. Tarifteki pişme süresi her fırında aynı olmayabilir. Bu sebeple kürdana hiçbir şey bulaşmayıncaya kadar beklemelisiniz.

Mükemmel Pandispanya, Browni, Cheesecake ve Tartlar

  • Brownilerinizin üstü gevrek gevrek olsun istiyorsanız fırına vermeden önce üzerine süt dökün. Şeker ve yumurtaları hiç aralıksız on dakika boyunca çırparsanız da brownilerin üzeri sert ve gevrek olacaktır. Ancak daha kolay bir yöntem isterseniz brownie karışımını fırına vermeden önce üzerinde biraz süt gezdirin. Sonuç tam istediğiniz gibi olacak.
  • Tartı kesip servis ederken içindeki meyvelerin sulandığından ve hamura bulaştığından şikayetçiyseniz biraz beklemekte fayda var. Zamanınız varsa en az 3-4 saat en güzeli 1 gece önceden yapıp bekletin ve böylelikle içindeki meyve parçalarının şeklini korumasını sağlayıp sulanmasını engelleyin.
  • Cheesecake’i kelepçeli kalıptan dağılmadan çıkarmak için ısıtılmış bıçak kullanın. Bıçağın sıcak olması cheesecake’i hem piştiği kelepçeli kak kalıbından dağılmadan, kolayca çıkarmanızı sağlar hem de daha düzgün dilimlere sahip olmanızı sağlar.
  • Pandispanyayı hazırlarken kabartma tozu ve un gibi katı malzemelerinse hepsi ayrı bir kaba eleyip öyle eklemelisiniz. Ayrıca unu eklendikten sonra lastiksi bir yapı oluşmaması için çok fazla karıştırmamaya dikkat etmelisiniz. Kıvam genel olarak boza kıvamına gelene kadar karıştırın. Un az kaçarsa kek çöker, dışı kabuk olur. Buna ek olarak keke eklenecek undan iki yemek kaşığı kadar un alıp onu buğday nişastasıyla desteklersenizpandispanyanız çok daha kabarık, çok daha kıvamlı olacak.
  • Kuru olan pandispanyayı kurtarmak içinse bir bardak su ile bir bardak şekeri karıştırıp ısıttıktan sonra üzerine dökün. Pandispanyanız istediğiniz kadar ıslak olmadıysa ya da katları ıslak tutmak istiyorsanız basit bir şerbet yapabilirsiniz. Bir bardak su ile bir bardak şekeri karıştırın ve ısıttıktan sonra pastayı süslerken üzerine dökün.

Ağızda Dağılan Kurabiyeler

  • Ekstra yumuşak ve ağızda dağılan kurabiyeler için tarifteki yağ ölçüsünün yarısını katı yağ, yarısını tereyağı olarak uygulayın. Tarifte yazan ölçünün yarısını soğuk olarak katı yağ, yarısını tereyağı olarak düşünüp bu şekilde kurabiye hamuruna eklerseniz her zamankinden daha ekstra yumuşak, daha ağızda dağılan kurabiyelere sahip olursunuz.
  • Malzeme karışımına katacağınız yağı dondurucuda bekletin. Dondurucuda bekletilen yağ buzdolabında beklemiş yağdan daha dayanıklıdır. Rende ile bu katılaşmış yağın kolayca parçalara ayrılmasını sağlayabilirsiniz.
  • Kurabiyelerin kenarları sertleşmeye başladığında fırından çıkarın. Eğer fırından çıkarmak için tümünün sertleşmesini beklerseniz sonuçta kaya gibi bir kurabiye ile karşılaşırsınız.
  • Şekerli kurabiyeleri fırına koymadan önce 15 dakika buzdolabında bekletin. Böyle yaparak tereyağının fırında erimesini önlediğiniz gibi aynı zamanda kurabiyelerinizin şeklinin daha mükemmel olmasını sağlarsınız. Bunun haricinde onları ısıtılmış tepsiye dizmemek, kabartma tozunu azaltmak, karıştırırken hava almamasını sağlamak ve malzemeleri soğuk kullanmak da işinize yarayabilir.
  • Silikon pişirme altlığı kullanmaya özen gösterin. Hamur açma altlığı olarak da kullanabileceğiniz silikon pişirme altlıkları sadece sonrasında size temizlik kolaylığı sağlamıyor, aynı zamanda kurabiyelerin de eşit derecede pişmesine yardımcı oluyor.

Çikolata Tadı Baskın Olan Pastalar

  • Pastanızda çikolata tadının daha baskın olması için çikolatalı karışıma espresso ve vanilya ekleyin. Çikolatalı pasta yapıyorsunuz ama içindeki çikolatanın daha baskın olmasını, daha fazla ağızda tat bırakmasını istiyorsanız çözümü espresso ve vanilya eklemekte. Zira espresso çikolatanın içindeki sertliği ortaya çıkarırken vanilya da çikolata tadını daha güzel hale getirecektir.
  • Tatlı diye tuz koymaktan çekinmeyin. Tuz da çikolata tadını baskın yapan başka bir mucize malzeme. Mesela pastanızda çikolata tadının daha baskın olması için bir fiske tuz ekleyebilirsiniz.
  • Eritilmiş çikolatayı inceltmek için Hindistan cevizi yağı kullanın. Eğer eritilmiş çikolatayı kaplama için kullanacaksınız inceliği önemli. Onu ince hale getirmenin yolu ise bir damla Hindistan cevizi yağı eklemekten geçiyor. Bir-iki damla yeterli olacaktır, sadece çok fazla kaçırmamaya dikkat edin.
  • Çikolatalı kremaya batırmadan önce spatulayı sıcak suya batırıp kullanarak pastanızın daha düz bir yüzeye sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Spatulayı ya da bıçağı sıcak suya daldırmak tüm pastayı kolayca traşlamanıza yardımcı olacağı gibi pastanın spatulaya yapışmasını da engeller

İyi bir baklava satın almadan önce iyi baklava nasıl anlaşılır hileli baklava ile iyi kaliteli baklava arasındaki fark nelerdir? işte iyi baklava nasıl anlaşılır?....

Baklava satın alırken öncelikle güvenilir markalar tercih edin. Kilosu 40 liranın altında olan baklava, kalitesiz malzeme ile üretilen baklavadır.

Gerçek baklava, çıtırdama sesinden, renginin parlaklığından ve içerisindeki fıstığın dolgunluğundan anlaşılır. 

Rengi soluksa ve malzemesi dolgun ve çıtır çıtır görünmüyorsa bu baklavaları tercih etmeyin.
 
Ayrıca şerbeti donuk değil parlak olmalıdır.

Kesinlikle boğazda ya da midede yanma hissi bırakmamalı ve burnunuza tereyağı kokusu gelmeli. 
 
Aldığınız baklava midenizi yakıyorsa bir daha bu markadan almamanızı öneririz.

Sağlıksız ve kalitesiz malzemelerle yapılan sahte baklavadan uzak durulmalı.

Görüntü itibariyle baklavaya benzeyen, sadece tadı ile anlaşılabilecek ve merdiven altı firmalarda üretilen baklavalarda antep fıstığı yerine bezelye; ceviz yerine ise yer fıstığı kullanılıyor.
milliyet

Soğan hemen her yemeğe lezzet veren bir sebze olarak bilinir. Peki, doğrarken ağlamamak için ne yapmak gerekir

Soğan sağlığımıza inanılmaz faydaları ve lezzetini gölgeleyen bir özelliğe sahip: Bizi sık sık ağlatıyor!

Soğanın içerisinde bulunan bir kimyasal gözlerimizin yaşarmasına ve bu sürecin işkenceye dönmesine neden olabiliyor.

Soğan doğrarken ağlamanızı engelleyecek muhteşem bir önerimiz var.

Soğanları soymadan önce bir süre buzdolabında bekletirseniz, içerisindeki kimyasal salınımını yavaşlatırsınız ve ağlamadan lezzetli yemekler pişirebilirsiniz.

Sadece bir keyif ya da alışkanlık değil sağlık kaynağı siyah çayın faydaları.....

1. Daha iyi çalışan kalp: 2009 yılında yapılmış bir çalışmada günde 3 – 4 fincan siyah çay içen kişilerde; çevresel etkenlerle birlikte değerlendirildiğinde, inme riskini günde 1 fincan içenlere göre % 21 oranında azalttığını göstermiştir. Harvard’ta yapılan başka bir çalışma ise kalp krizi riskini % 44 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Kötü kolesterol dediğimiz LDL kolesterol seviyesini ise % 11 oranında düşürebilir.

2. Kansere karşı koruyucu: Yapılan çalışmalar siyah çay tüketimi ile alınan polifenol ve kateşinlerin bazı kanser türlerinin oluşumuna karşı koruyucu etki yarattığını göstermiştir. Örneğin düzenli olarak günde 2- 3 fincan siyah çay içen kadınlarda meme ve over (yumurtalık) kanseri oluşumunun azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca akciğer kanseri gelişimini de azaltabilir.

3. Sağlıklı kemikler: Siyah çayda bulunan fitokimyasallar ile düzenli tüketim sağlandığında güçlü kemikleri destekler, kemik yoğunluğuna katkıda bulunur, osteoporoz ve artrit riskini azaltır.

4. Diyabet riskini azaltır: Özellikle Akdeniz Bölgesi'nde yaşayan yaşlı bireyler ile yapılmış çalışmalar da düzenli olarak günde 1- 2 fincan siyah çay tüketimi yapıldığında, Tip 2 diyabet oluşumunun % 70 oranında düşürülebildiği ihtimali üzerinde durulmuştur.

5. Ağız Sağlığı: Yapılan çalışmalar siyah çayın plak oluşumunu azalttığı ve çürük oluşumuna neden olan bakteri gelişimini kısıtladığı üzerinde duruyor. Siyah çayda bulunan polifenoller, ağız boşluğunda bulunan bakterilerin diş plak oluşumunu ve yapışkanlık tadına neden olan enzimlerin gelişimini engelliyor.

6. Ağırlık denetimi sağlar: Özellikle karın çevresi yağlanmasını azaltırken, yağ yakımını ve ağırlık kaybını destekleyici etki gösterir.

7. Antioksidanlar: Polifenol içeriği yüksek olan siyah çay, DNA hasarını engelleme ile ilişkilidir. Tütün ve diğer toksin maddelerden kaynaklı olarak oluşan bu DNA hasarı için özellikle meyve ve sebzelerle desteklenmiş bir diyette siyah çayın yeri mutlaka olmalıdır. Açık ve limon ilave edilerek içilen çay ile antioksidan alım kapasitenizi arttırmanız kolaylaşır.

8. Stresi azaltır: Siyah çayda bulunan L- theanine rahatlama ve uzun süreli daha iyi konsantrasyon sağladığı çalışmaların ortak sonuçlarıdır. Gün içerisinde ortalama 2- 3 fincan siyah çay tüketildiğinde stres hormonu olan kortizol seviyesinin düştüğü gözlemlenmiştir.

9. Güçlü bağışıklık sistemi: Siyah çay, içeriğindeki alkylamine antijenleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Siyah çay virüsler ile savaşır. Bu da sizin bağışıklık sisteminiz için koruyucu kalkan olur.

10. Düzenli sindirim sistemi: Bağışıklık sistemini geliştirmeye ek olarak siyah çayda bulunan tanenler aynı zamanda mide ve bağırsak hastalıkları üzerinde iyileştirici etki sağlar ve sindirim sistemi aktivitesinin azalmasına yardımcı olur.

11. Enerji arttırır: Yüksek kafein içeriği olan diğer içeceklere göre siyah çayda bulunan düşük kafein oranı kan akışına yardımcı olurken, beyin fonksiyonlarını da güçlendirir. Ayrıca metabolizma ve solunum sistemiyle kalp ve böbrekleri de uyarır.

12. Mutluluk faktörü: Doğru şekilde toplanmış ve kurutulmuş çay yapraklarından elde edilen siyah çayı demlediğinizde size mutluluk vermez mi? Hem de bunu tüm vücut fonksiyonlarını korurken yaparsa. Bu nedenle doğru şekilde toplanmış, doğru markalarıtercih etmeli

SİYAH ÇAY İÇERKEN DİKKAT

•     Güvenilir şekilde toplanmış, kurutulmuş ve paketlenmiş siyah çayı tercih etmelisiniz.
•     Koyu ve bayat çayları içmeyiniz.
•     Demir eksikliği olan kişilerde çay özellikle yemeklerden hemen sonra içilmemeli en az 30 dakika beklenmelidir.
•     Yaşlılar, çocuklar ve hamileler açık şekilde mümkünse limonlu çay içmeyi tercih etmelidirler.
•     Doğru beslenme alışkanlıkları içinde gün içerisinde 3- 5 fincan siyah çay içebilirsiniz.

Yiyeceklerin çoğunun buzdolabının dışında tutulması gerektiğini biliyor musunuz?
Mesela ekmeği buzdolabında mı, dondurucuda mı yoksa ekmek kutusunda mı saklamalıyız? Domatesi dolaba mı yoksa mutfak dolabına mı koymalıyız?
Bunlardan en fazla tartışılanı kuşkusuz tereyağı oldu. İnsanlar tereyağını nasıl ve ne kadar süre dolabın dışında tutabileceklerini tartıştı.
Araştırmalar tereyağını ambalajından çıkarmadan buzdolabında saklamamız gerektiğini ve kullanmadan 10, 15 dakika önce çıkarmamızı söylüyor.
Çünkü tereyağı pastörize sütten yapılıyor ve uzun süre dışarıda kalınca bozulma ihtimali artıyor
Tuzlu tereyağının bozulma süresi daha düşük çünkü tuz, bozulma oranını azaltıp bakterileri uzak tutuyor. Özetle, tereyağını tüm hafta boyunca dışarıda tutmanız önerilmiyor ama birkaç saat dışarıda kalmasında da sorun yok.
Bazı yiyeceklerse tamamen buzdolabının dışında tutulmalı. İşte buzdolabında saklamamanız gereken 10 yiyecek…
Domates, buzdolabında tüm tadını kaybeder. Bundan daha büyük suç olabilir mi?

Fesleğen, buzdolabında bırakıldığında hızla solar, ayrıca etrafındaki bütün yiyeceklere kokusunu bırakır

Patatesi buzdolabının soğuğunda saklamak nişastasının şekere dönüşmesine neden oluyor ve geriye tatlı, pütürlü bir patates kalıyor. Patatesleri dolaba koymak yerine kağıt bir torbaya koyup serin bir yerde saklamalısınız, soğuk değil

Eğer soğanı buzdolabına koyarsanız nem onları yumuşak ve küflü hale getirecektir. Soğanlarınızı serin ve kuru bir yerde saklamalısınız. Yeşil soğan ve Frenk soğanı içinde daha fazla su barındırdığı için buzdolabında saklanmalarında sorun yok.

Eğer avakadolarınızın olgunlaşmasını istiyorsanız onları buzdolabından uzak tutun! Ama çoktan olgunlaşmış bir avakado almışsanız ve hemen yemeyecekseniz buzdolabına koyabilirsiniz

Buzdolabında saklanan sarımsak, sonunda filizlenmeye başlayacaktır ayrıca lastiksileşip küflenecektir. Sarımsağı da serin ve kuru bir yerde saklamalısınız.

Buzdolabı ekmeklerinizi çabucak kurutur. Eğer dilimlenmiş sandviç ekmeği değilse ekmeği ekmek kutusunda veya dondurucuda saklamalısınız. 4 gün içerisinde tüketeceğiniz miktarda ekmeği saklamalı ve kalanını dondurucuya koymalısınız.

Dondurucudaki ekmek sarılı olmalı böylece nemlenmez. Dondurucudan çıkardıktan sonra yemeden veya tost yapmadan önce tamamen çözülmesini beklemelisiniz.

Zeytinyağını da kuru ve serin bir yerde saklamalı ama buzdolabından uzak tutmalısınız. Buzdolabına kona zeytinyağı yoğunlaşarak katı yağ kıvamına gelecektir.

Eğer buzdolabınızda kahve varsa, tüm tadını kaybeder ve dolaptaki diğer kokuları da içine çeker. Kahveyi serin, kuru ve karanlık bir yerde saklamalısınız böylece tazeliğini ve aromasını koruyacaktır.


Poğaçalarımızın yumuşacık ve lezzetli olması için neler yapmalıyız?
Yumuşak poğaçaların püf noktası; poğaça hamurunu suyla değil süt veya yoğurt ile yoğurmaktır. Ayrıca eklenen un mutlaka elenerek koyulmalıdır. Aksi takdirde hamur sert olacaltır.
Poğaçaların sertleşmesini nasıl engelleyebiliriz?
Poğaçalarınız piştikten sonra yumuşak olmasına rağmen soğuduğunda sertleşiyorsa içerisine koyduğunuz peynirleri yoğurtla karıştırın. Bir kase yoğurda yarım kalıp beyaz peynir olacak şekilde peyniri ezip karıştırırsanız, poğaçalar soğuduktan sonra da içleri yumuşacık kalacaktır.
tabsrecent/pasta-tarifleri,borek-tarifleri,kek-tarifleri
Blogger tarafından desteklenmektedir.